
Lale Doğada, Tarihte, Sanatta Gül İrepoğlu PDF
- Yayınevi
- YAPI KREDİ YAYINLARI
- Sayfa Sayısı
- 276
- ISBN
- 9789750824081
- Dil
- Türkçe

Sultanların çiçeği: Lâle “Lâle kitabında sanat tarihçi, mimar ve yazar Gül İrepoğlu, lâlenin imparatorlukları etkileyen, sanata yön veren uzak ve yakın tarihini inceliyor.” Türkler’in yeryüzünde izledikleri yolda onlara yoldaşlık eden, Orta Asya’dan çıkarak Anadolu topraklarına yerleşen ve buradan da Avrupa’ya yayılmış olan özel bir çiçek lâle… Rengi ve duruşuyla sanatçıları esinlendiren lâle, Anadolu Selçukluları’nın çinilerinden Osmanlı sanatının incelikli motiflerine uzanır, ardından Avrupalı ressamların resimlerine konu olur. 16. yüzyılda güzellik ve aşk simgesine dönüşür. Osmanlı Devleti’nde imparatorluk kavramının yerleştiği, birçok alanda “temeller”in atıldığı bu dönemde yabanî lâle ıslah edilip türleri seçilerek, yeni ve mükemmel lâleler elde etmek için büyük çabalar gösterilir. Bu dönem İstanbul lâlesinin serüveninin başladığı yıllardır. Öte yandan lâle bu dönemde Avrupa’da da kök salar. 17. yüzyılda da ise Sultan IV. Murad’ın Bağdad Seferi sonrası Hoca Hasan Efendi’nin İran’da beğendiği yedi çeşit lâleyi yanında getirmesiyle lâle şaşırtıcı bir yenilik olarak adım atıp çabucak benimsendiği Avrupa’dan memlekete bir “yabancı” olarak giriş yapar. Bu dönemde aynı zamanda Çiçek Encümen-i Dânişi, yani Çiçek Akademisi kurulur. 18. yüzyılın başlarındaki ise “Lâle Devri”nde lâle çeşitlerinin sayısı iki bini bulur. Bu devrin pek ani ve kanlı sonu, lâlenin de eski hükümranlığını yok eder. Ancak lâle bu dönemde özellikle Hollanda’da çılgınlığı çoktan geride kalmış olsa da, yetiştirilmeye ve tüm dünyaya dağıtılmaya devam eder. Çağdaş zamanlarda memleketine değişmiş olarak geri dönen lâle, o eski zarif, incecik, narin bedeninin yerini dolgun bir görünüme bırakmıştır. Ancak görenin çarpıldığı göz kamaştırıcı renkleri yerli yerindedir. Yazar İrepoğlu, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Lale kitabında bu muhteşem çiçekle ilgili “Lâleye, bu ece çiçeğe yaklaştıkça onu saran halenin genişliği belirginleşir. Lâleye değen bakış o güzelliği yüreğe taşır, yürekse onu bırakmayıp tutmayı arzular. Gökkubbeye uzanan biçimi, göz kamaştıran renkleri ve benzersiz endamıyla girer gönüllere lâle, yüzyıllardır” diyor.
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISanatın ve Sosyolojinin Ruh HaliAli Akay
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIVahiy ve SanatMetin Önal Mengüşoğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISanat Bizim Neyimize?Ömer Lekesiz
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIKapalı Hayat Kutusu Kadıköy KonaklarıDr. Müfid Ekdal
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZümrüd-ü Anka'yı Ararken / In Seach Of The PhoenixKuş Fotoğrafları Albümü / A Photographic Album Of The BirdsBilinmeyen
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZoraki GüzellikHal Foster
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZorunlu ÇoğullukAykut Köksal
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZiya TanalıBilinmeyen
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZiyaret Bir Konuşma, Belki FazlasıEnis Batur
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZeki Sayar ve Arkitekt Tasarlamak, Örgütlemek, BelgelemekAli Cengizkan
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZeytinburnu Mozaikleri Sempozyum BildirileriBilinmeyen
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZift İstanbul'un Siyah CepheleriArjen Zwart