
Laisizm Teokrasi, Sekülerizm, Bizantinizm Abdurrahman Dilipak PDF
- Yayınevi
- KAYIT YAYINLARI
- Sayfa Sayısı
- 336
- ISBN
- 9786050672619
- Dil
- Türkçe

Laiklik bize hep “Din ve devletin ayrılığı” olarak anlatıldı. Oysa Laiklik Kilise ile devlet arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir paylaşım, mütareke, iş bölümünü ifade eden, meşruiyetini İncil’deki “Tanrının hakkını Tanrıya, Sezar’ın hakkını Sezar’a verin” diyen hükmünden alan bir kurumdu. Batıda “Kilise”den kasıt “Vatikan devleti” idi. Ve Vatikan dünyadaki tüm Katolik mirasının tek temsilcisi olan egemen bir devletti. Bu egemenlik çatışmasını sona erdirmek için ruhbanlı, Tanrı adına egemen kiliselerin siyasal egemenlerle ilişkisini düzenleyecekti. Bize kimse, Fransa’nın, Strasbourg’u da içine alan Alsace Laurenne bölgesinde Laikliğin geçerli olmadığını, Fransa’daki okulların ve sağlık kuruluşlarının büyük bir bölümünün kiliseye bağlı olduğunu söylemedi. AB ülkeleri de dahil dünyadaki ülkelerin çok büyük bir bölümünde Laiklik kuralları geçerli değildir. Devletlerin çoğunun resmi dininin ötesinde resmi mezhebleri vardı. Laiklikle Demokrasi ya da Cumhuriyet arasında doğrudan bir ilişki yoktu.. Laiklik ile Sekülarizm aynı şey mi idi? Bizantinizm nasıl bir şeydi? Roma’da devlet kiliseye egemendi, ama batı Roma’da Laiklik kuralları geçerli idi. Laiklik Hristiyan dünyasında sadece Katoliklik açısında bir anlam taşıyordu. Yoksa Protestanlar daha çok seküler bir bakış açısına sahipti. Ortadokslar ise Bizantinist’ti. Osmanlı “Teokrat” bir devlet mi idi? “Halife” Allah’ı ya da İslam’ı mı temsil ediyordu, yoksa Müslümanları mı! İslam’daki sizden olan “ulul emr” ne anlama geliyordu.. Müslümanları temsil eden, yetkisini Müslümanların tercihinden alan ve Müslümanlara hesap veren, Müslümanların maslahatını gözeten ve onları temsil eden bir bir kimliği mi ifade ediyordu? İslam bir “Din” idi ama Hristiyanlık bir “Religio” idi. Hristiyanlık bu anlamda bir kültürel kimlik ve aidiyeti mi ifade ediyordu. Laik bir ülkede, resmi ideoloji dinleştirilebilir mi? Mesela “Türkün dini Kemalizmdir” denilen bir ülkede Atatürk ilke ve inkılablarına sadakat andı içmmeye zorlanmak ne anlama geliyor. Birilerine göre “Laiklik olmadan Cumhuriyet, Cumhuriyet olmadan Demokrasi olmaz”dı. Peki, İngiltere’yi ne yapacağız. İngiltere’nin resmi kilisesi ve Demokrasi’nin beşiği kabul edilen İngiltere Monarşi ile yönetiliyordu. Dilipak Türkiye’de en çok tartışılan, uğruna darbeler yapılan bir kavramı bir başka açıdan anlamaya, anlatmaya, yorumlamaya çalışıyor. Türkiye’de Laiklik tecrübesi, Laikçilerin trajı-komik Laikçi pratikleri, “Laik-İslam” projesi, Kemalistlerin Laiklik konusunu Cumhuriyetle ilişkilendirmeleri ve dünden bugüne yaşananlar.
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIAkıllı Türk Makul Tarihİhsan Fazlıoğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIYüzler ve Maskeler Ateş Anıları - 2Eduardo Galeano
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIYoldaşımız AtKudret Emiroğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITomris Han'dan Atatürk'e Türk TarihiDeniz Kuşca
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISelanik'ten Gelibolu'yaCharles H. Sherrill
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIŞark MektuplarıLady Montagu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIŞahların ŞahıRyszard Kapuscinski
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIMavi AnadoluAzra Erhat
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIKonya Yemek Kültürü ve Konya YemekleriNevin Halıcı
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIİbn Sina'nın Küçük Tıp KanunuH. Kadircan Keskinbora
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITürk Medeniyeti TarihiZiya Gökalp
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISosyoloji ve TarihDoğan Ergun