
Etkin Pişmanlık, Gönüllü Vazgeçme ve Şahsi Sebepleri Ali Parlar PDF
- Yayınevi
- ARİSTO HUKUK YAYINEVİ
- Sayfa Sayısı
- 688
- ISBN
- 9786052332221
- Dil
- Türkçe

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun benimsediği suç teorisi sistemine göre etkin pişmanlık suçun bütün unsurlarıyla tamamlanmasından sonra sadece bazı suç tipleriyle ilgili olarak söz konusu olabilmektedir. Etkin pişmanlık gösterilmesi halinde, işlenmiş veya tamamlanmış olan suç işlenmemiş hale döndürülememekte ise de, fail etkin pişmanlık göstererek bazı suç tiplerinde gerçekleştirdiği haksızlığın neticelerini mümkün olduğunca ortandan kaldırabilmektedir. Bu düşüncelerle etkin pişmanlık TCK’nın 93, 110, 168, 184, 192, 201, 221, 248, 254, 269, 274, 275, 281/4, 282, 289, 293, 294/3, 314/3, 316/2. maddelerinde cezanın kaldırılmasını ya da azaltılmasını gerektiren şahsi bir sebep olarak kabul edilmiştir. TCK’nın ortaya koyduğu sistematik yapıya göre gerek icra hareketleri aşamasında gerekse icra hareketlerinin bitmesinden sonra yeni suçun icrasındaki bütün aşamalarda, failin suçu tamamlamaktan gönüllü vazgeçme mümkün hale getirilmiş ve TCK’nın 36. Maddesinde gönüllü vazgeçme düzenlenmiştir. Buna göre gönüllü vazgeçme halinde kişiye icrasına başladığı suçtan dolayı ceza verilmeyecektir. Ancak, gönüllü vazgeçme anına kadar gerçekleştirdiği hareketler başka bir suç oluşturuyorsa, kişi sadece o suçtan sorumlu tutulacaktır. 5237 sayılı TCK’da belirli suçların icrası sırasında mevcut bulunan belirli şahsi özellikler, durumlar veya ilişkilerin varlığı dolayısıyla haksızlık ve suç teşkil eden fiilden dolayı failin cezalandırılması sonucunu doğuran şahsi cezasızlık halleri veya benzer nedenlerle cezanın azaltılmasını gerektiren nedenler (TCK 22/6, 167, 245/4, 273, 281/1, 283/3, 284/4. maddelerde olduğu gibi) düzenlenmiştir. Şahsi cezasızlık sebebinin varlığı ceza hukuku bakımından eylemi suç olmaktan çıkarmaz; sadece failin cezalandırılmasını engeller. CMK’nın 223/4. maddesine göre, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen; etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebinin varlığı dolayısıyla faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. Keza CMK’nın 171. maddesi uyarınca, cezanın ortadan kaldırılmasını gerektiren şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığı halinde Cumhuriyet savcısı kamu davasını açmayabilir. Böylece yasa koyucu, şahsi cezasızlık veya cezanın ortadan kaldırılmasını gerektiren şahsi sebep olarak etkin pişmanlık sebebinin varlığı halinde, suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmasına rağmen, Cumhuriyet savcısına davayı açıp açmamak konusunda takdir yetkisi vermektedir. CMK‘nın 173/5. maddesine göre, Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hallerde bu karara itiraz edilemeyeceği öngörülmüştür.
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZorunlu Din Dersinin Hukukiliği SorunuDr. Serkan Kızılyel
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZincirleme SuçDr. Buket Öz Tüydaş
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZor Kullanma Teknikleri & Bedeni Güç ve CopYüksel Toprak
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZimmet SuçuAv. Çağatay Uygun
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZimmet - Rüşvet İrtikap ve Görevi Kötüye Kullanma Suçları Kamu Görevlisi Kavramı - Kamu İdaresine Karşı İşlenen Diğer SuçlarNecati Meran
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZimmetMert Asker Yüksektepe
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZenith Adli Hakimlik Özel HukukKolektif
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZenith Kaymakamlık HukukuKolektif
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZararı Azaltma KülfetiPınar Altınok Ormancı
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZararın ve Tazminatın Belirlenmesine İlişkin Haksız Fiil Hükümlerinin Borca Aykırılıkta Kıyasen UygulanmasıHilal Daver
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZaman ve Aşımı Ağır İnsan Hakları İhlallerinin Kılıfını KaldırmakKerem Altıparmak
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZamanaşımından FeragatMeliha Sermin Paksoy