
1514’ten 2014’e Kürtler-Türkler ve Yeni Yüzyıl Bilinmeyen PDF
- Yayınevi
- STRATEJİK DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ YAYINLARI
- Sayfa Sayısı
- 136
- ISBN
- 9786055386184
- Dil
- Türkçe

Şah İsmail, 1514’te galip gelseydi, Kürdistan coğrafyası, büyük bir olasılıkla ya Türkmenleşecek veya Azerileşecekti. 1514’ü Yavuz Sultan Selim’in kazanması, Kürtlüğün ve Kürdistan’ın kendisini kendi değerleriyle muhafaza etmesine yol açmıştır. Alevilik ve Şiilik yayılmamış, Türk-Kürt siyasi ittifakı Orta Doğu’yu 400 yıl süren bir ittifaka kavuşmuştur. 1514’den sonra Osmanlı-Kürt ilişkisi değerlendirilirken iki yaklaşım ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Osmanlı devletinin cihanşümul veya cihan hâkimiyeti mefkûresi anlayışıyla aslında İran’ın bölgedeki hâkimiyetine izin vermeyip bölgeyi fethettiği anlayışıdır, bu anlayış bu çerçevede, Osmanlıların, Sünni Kürtleri Safevi baskısından kurtardı şeklindeki anlayışa yol açmaktadır. İkincisi, Osmanlı Devletini oldukça emperyal bir devlet olarak tanımlayıp, 1514’den sonra Osmanlı’nın Kürdistan’ı sömürgeleştirdiği şeklindeki bir anlayıştır. Her iki anlayışta da Kürtlerin aktif bir aktör olarak hatırlanmaması ve düşünülmemesi ciddi bir sorundur. Bu görüşlerden birini Türk milliyetçileri söylüyor, diğerini Kürt milliyetçileri söylüyor ama her iki anlayışın da sorunlu olduğu görülmektedir. Büyük ve kudretli bir Türkiye’yi herkes telaffuz ediyor ama sürekli içe kapanan ve yabancı olan her unsuru sopayla kendisine katmaya çalışan bir ülkenin büyük olması beklenemez. Barışmak lazım; sadece Kürtlerle değil, Araplarla, Acemlerle, yaşadığımız coğrafyada her kim varsa onlarla daha ziyade barışa dayalı bir perspektif ile ilişkiler kurmak lazım. Avrupa tecrübesi de herhalde bizim için önemlidir. Onlar da çok dövüştüler, şimdi barışmaya karar verdiler. Aynı yollardan gitmeye gerek yok. Barışın herkese kazandıracağı daha fazla imkan var. Bu karmaşık ve kaotik siyasi ortama bakıldığında, Türkiye’nin otuz yıl süren bir iç çatışmadan çıkarak, barış sürecine evirilmesi ve siyasi çözümü araması yüzyılın en önemli kazanımlarından biri olmuştur. Bu kazanım bize Türk-Kürt siyasi ilişkilerinin yeni bir safhaya girdiğini göstermekte ve her iki halkın Anadolu ve Mezopotamya topraklarında beraber yaşadıkları bin yıllık beraberliği her bakımdan yeniden düşünmeyi, hatırlamayı ve bu tarihi dönemle, günümüzün yeni koşullarında yeniden yüzleşmeyi gerekli kılmaktadır.
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIAkıllı Türk Makul Tarihİhsan Fazlıoğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIYüzler ve Maskeler Ateş Anıları - 2Eduardo Galeano
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIYoldaşımız AtKudret Emiroğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITomris Han'dan Atatürk'e Türk TarihiDeniz Kuşca
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISelanik'ten Gelibolu'yaCharles H. Sherrill
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIŞark MektuplarıLady Montagu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIŞahların ŞahıRyszard Kapuscinski
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIMavi AnadoluAzra Erhat
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIKonya Yemek Kültürü ve Konya YemekleriNevin Halıcı
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIİbn Sina'nın Küçük Tıp KanunuH. Kadircan Keskinbora
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITürk Medeniyeti TarihiZiya Gökalp
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISosyoloji ve TarihDoğan Ergun