
Cennette Bela Slavoj Zizek PDF
- Yayınevi
- MONOKL YAYINLARI
- Sayfa Sayısı
- 240
- ISBN
- 9786057200914
- Dil
- Türkçe

Günümüzün en önemli filozofu Slavoj Zizek, Cennette Bela’da film ve olay analizi üzerinden kapitalizme karşı izlenmesi gereken radikal siyasetin hatlarını çiziyor. Özgürleştirici bağlılık ve adanmışlığın bu karşı çıkışın ilk unsurları olduğunda ısrar ediyor. * “Ernst Lubitsch’in 1932 yılında gösterime giren başyapıtı Cennette Bela, zenginleri soyan neşeli hırsızlar Gaston ile Lily’nin hikâyesini anlatır; izleyenler hatırlayacaktır Gaston’ın hayatı, varlıklı kurbanlarından Mariette’e meftun olduğunda altüst olur. Filmin açılış jeneriğinde duyulan şarkının sözleri, şarkıya eşlik eden görüntüde olduğu gibi gönderme yapılan “bela”yı tasvir eder: Jenerikte önce “bela” sözcüğünü görürüz, ardından hemen bu sözcüğün altında büyük çift kişilik bir yatak, sonra da yatağın üstünde büyük harflerle “cennet” kelimesi belirir. Buradan da anlaşılacağı gibi “cennet”, dolu dolu yaşanan bir cinsel ilişkinin yarattığı cennettir: “Cennettir bu / kolların ve dudakların buluştuğu / ama varsa içinde bir şeyin eksikliği hâlâ/ o zaman vardır cennette bela.” Herhangi bir kinayeye yer bırakmadan açıkça söylemek gerekirse “cennette bela”, Lubitsch’in ilan ettiği şekliyle il n’y a pas de rapport sexuel (cinsel ilişki yoktur) demektir. Peki, o zaman Cennette Bela hikâyesinde cennette bela nerededir? Bu kilit noktayla ilgili yapısal bir muğlâklığın olduğunu belirtmem gerek. Zira açıkça görüleceği üzere soru kendi yanıtını dayatır: Gaston, hem Lily’ye hem de Mariette’e âşık olmasına rağmen gerçek “cennetvari” cinsel ilişkisi, Mariette’le yaşayacağı cinsel ilişki olacaktır. İşte, tam da bu yüzden böylesi bir ilişki imkânsızdır ve imkânsız olarak da kalmalıdır… Bugün karşı karşıya olduğumuz temel politik tercihte de benzer bir muğlaklık etkisi vardır. Sinik konformizm; daha fazla eşitliğe, daha fazla demokrasiye ve dayanışmaya dönük özgürleştirici ideallerin sıkıcı ve hatta tehlikeli olduğu kadar aşırı düzenlenmiş ruhsuz bir toplumu da beraberinde getirdiğinin; bu anlamda gerçek yegâne cennetimizin, mevcut “yozlaşmış” kapitalist evren olduğunun altını çizer. Radikal özgürleştirici bağlılık, sıkıcı olan şeyin sürekli değişim kisvesi altında daha fazlasını sunan kapitalist dinamikler olduğu ve özgürleşme mücadelesinin de tüm tehlikeli girişimler arasında hâlâ en cüretkârı olduğu öncülünden yola çıkar.”
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITanrı Yargısının İşini Bitirmek İçinAntonin Artaud
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIRameau'nun YeğeniDenis Diderot
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIGösterge AvcılarıMehmet Rifat
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIÇalkantı ve DalgaEbubekir Eroğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIBaharla GelenErhan Bener
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZurnaMıgırdiç Margosyan
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZygmunt BaumanTony Blackshaw
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZürafanın Boynu: Oluşum RomanıJudith Schalansky
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZürih HikayeleriGottfried Keller
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZüppeZehra Yiğit
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge