
Modern Alman Felsefesi Rudiger Bubner PDF
- Yayınevi
- İDEA YAYINEVİ
- Sayfa Sayısı
- 200
- ISBN
- 9789753970167
- Dil
- Türkçe

Bilimin özgür olması gerekir. Ama olmayabilir. Tarihsel, kültürel, giderek kişisel etmenler tarafından belirlenebilir. Bu düşüncenin köleliğidir, ve bir olgudur. Ama bir olgu olması onu gerçek yapmaz. Ve modern Alman felsefesi de bir olgu olmasına karşın gerçek değil, felsefenin kavramına uygun bir felsefe değildir. Rüdiger Bubner modern, ya da daha doğrusu “çağdaş” Alman felsefesinin sayısız düşünürünün emeği ile on yıllar boyunca üretilen bir yanılgılar birikimini anlatmaya çalışmakta, ve görüngüye kendisi bir görüngü olarak katılmaktadır. Sonuç bir yorumdur. “Felsefi düşüncenin bir tarihinin olması olgusunun bizi genellikle olduğundan daha çok şaşırtması gerekir.“ Eğer bu doğru ise, o zaman felsefenin sürekli olarak tarihsel kalması gerektiği görüşü daha da şaşırtıcı olmalıdır. Ama eğer tarihsellik yalnızca görelilik ve dolayısıyla saçmalık değilse, eğer tarihsel olan o denli de ereksel ise, eğer özsel olarak ussal olan insanlığın büyümesi, estetik, moral, ve entellektüel gelişiminin kendisi bir olgu ise, o zaman bilginin ve bilimin, estetik duyarlığın, moral ve törel karakterin bir Tarihe gereksinmemesi şaşırtıcı, aslında saçma olurdu. Homo sapiens mağaraya doğmak ve mağaradan Sokrates’in gün ışığına çıkmak zorundadır çünkü bilme yetisi ile donatılı olmasına, Doğadan daha çoğu olmasına, Tin olmasına karşın başlangıçta yalnızca Doğadır, ve önünde kendini ne ise o yapması için, büyümesi için, kendini kavramına uygun gerçek insan yapması, gerçeği bilerek gerçek olması için geçmesi gereken bir Tarih vardır. Felsefe hiç kuşkusuz insanın kendisi ile birlikte büyümektedir, ve bu şaşırtıcı değildir. Şaşırtıcı olması gereken şey felsefe büyürken felsefecinin büyümemesi, felsefenin bir Tarihinin olduğunu ve kendisinin sıradan bilincinde olduğu gibi felsefi bilincinde de o tarihin bir özeti olduğunu anlamamasıdır. Usdışının doruğu olan şey Dünya-Tini özgür istencini kavramışken ve geleneği, despotizmi ve barbarlığı yenmek için çalışıp çabalarken felsefecinin bilgisizliğe, bilmeme hırsına, kuşkuculuğa, nihilizme ve pozitivizme teslim olması, giderek Heidegger ve Sartre ve başka pekçokları durumunda gördüğümüz gibi despotizme katılmasıdır. — Aziz Yardımlı
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZor Zamanlar İçin İnsan Kalma Rehberi Bir Cizvit Keşişinden Dünyevi Bilgeliğe ve Sağduyuya DairÖzlem Küskü
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZorunluluk ve İtaatSimone Weil
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZizek'ten Nükteler (Şu Hegel Fıkrasını Duydun Mu? (Karton Kapak)Slavoj Zizek
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZohar'ın Temel ÖğretisiRav. P. S. Berg
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz VarKarl Marx
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZindandan Bir SesRobert de Lamennais
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZizek'ten Nükteler (Şu Hegel Fıkrasını Duydun Mu?) (Ciltli)Slavoj Zizek
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZihniyet Sorunu ve Bir Zihniyet Devriminin Gerekliliği ÜzerineDoç. Dr. Abdullah Aydemir
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZincirlerimizMehmet Emin Aksoy
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZihniyet Devrimi ve Yeni Bir Paradigma ve Uygarlık İnşasıDoç. Dr. Abdullah Aydemir
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZihnin AnaliziBertrand Russell
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZihnin Tanrıya YolculuğuBonaventura