
Kemalizm-Tayyibizm Kavramları ve Çelişkili Kurguları Ahmet Akgül PDF
- Yayınevi
- ADİL DÜNYA YAYINEVİ
- Sayfa Sayısı
- 512
- ISBN
- 9786254442209
- Dil
- Türkçe

Özellikle vurgulayalım ki; KEMALİZM, Mustafa Kemal’in duruşu ya da düşünceleriyle alakası olmayan, onun dışında ve ona rağmen uydurulmuş bir kavramdır. Zaten ilk defa yerli Mason ve dönmeler tarafından, ardından da Siyonist güdümlü batılı gazeteciler tarafından kullanılmış, ölümünden sonra da kendilerine bir ideoloji arayan kimi cumhuriyetçiler tarafından dondurularak formülleştirilmeye çalışılmıştır. Maalesef, “Atatürkçülük”le “Kemalizm”in ne olduğuyla ilgili net bir tanım yapılmamıştır. Atatürkçülükle Kemalizm kavramları anlamlar içerdiği halde, aynı manada kullanılmıştır. Ancak Kemalizm Darwinizm’i ve Sosyalizm’i savunmakta, Atatürkçülük ise demokrasiyi ve milli düşünceyi öne çıkarmaktadır. Bir İngiliz gazeteci Atatürk’le bir röportaj yapmıştı. Bu röportajı Amerikan Büyük Kütüphanesinde hâlâ korunmaktadır. Gazeteci bir yerinde Mustafa Kemal’e şöyle sormaktadır: “Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?” Mustafa Kemal’in cevabı; bugünkü Batıcı, AB yanlısı ve ABD hayranı Kemalistlere ibret olacak bir içerik taşımaktadır: “Biz şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Eğer davet gelirse düşünürüz.” Evet, bunun üzerine Birleşmiş Milletler sadece Türkiye’yi davet edebilmek için yasasını değiştirecek ve ilk davet edilen ülke Türkiye olacaktır! Biliyorsunuz 1929’da dünyada bir ekonomik kriz yaşanmaktaydı. Bütün dünyayı sarsan bu ekonomik krizden Türkiye Atatürk’ün sayesinde sorunları kolaylıkla atlatmıştı. Yani 1929’da bütün dünya buhran yaşamış en gelişmiş ülkeler bile sıkışmıştı. Ama Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir %51,2 artmıştı. Eksilmeye alışmışız da artma kelimesi garip karşılanacaktı. Enflasyon ne kadardı? % -1.2, bunlar resmi rakamlardı. Atatürk’ten sonra Türkiye sadece Rahmetli Erbakan döneminde bu gelişme ve Millileşme çizgisini yakalayacak ve aşacaktı. Ama ne hazindir ki, din istismarcısı ve Haçlı hizmetkârı sahtekârlar yanında, Kemalist takılan Masonik kafalar da Erbakan’a şiddetle karşı çıkacaklardı! Ve tabi bu gaflet ve delaletleri, kendilerinin ve ülkenin başına AKP belâsının sarılmasına neden olacaktı! Siyonist merkezler, Türkiye için yeni “izm” arayışlarına başlamıştı. Çünkü gerçek Atatürkçülüğü unutturmak üzere, kendilerinin uydurup uygulattıkları Kemalizm iyice yıpranıp laçkalaşmıştı ve artık yama tutmazdı. Faizci sömürü düzenlerine, yani talan ve tahribat sistemlerine yeni ve daha yerli bir kılıf bulmaları lazımdı. Bu da adı konulmamış Tayyibizm olmaktaydı. Kemalizm’e; “Batıcılık ve çağdaşlık” ambalajı sarılmıştı. Tayyibizm’e ise “Demokratlık ve İslamcılık” cilası yakıştırılmıştı.
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIYasalarPlaton (Eflatun)
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISiyaset Felsefesine GirişNeşet Toku
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIOtoritaryen Kişilik Üstüne Niteliksel İdeoloji İncelemeleriTheodor W. Adorno
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIDevlet AdamıPlaton (Eflatun)
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIBencilliğin ErdemiAyn Rand
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIZiya Gökalp Kemalizm ve Türkiye'de KorporatizmTaha Parla
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞIUmut DireniyorHasan Kıyafet
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITutsak Edilmiş AkılCzeslaw Milosz
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITürkçülükYusuf Akçura
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITürk İnkılabının KarakterleriSadri Ertem
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞITitrek Hamsi ÖrgütüÖmer Faruk Ciravoğlu
KİTAPİNDİR KİTAPLIĞISosyalizm İnsan HayatKutsiye Bozoklar